Pazartesi, Eylül 7

:: sükut & hayal ::

Yaklaşık Perşembe gününden bu yana Boğaza nazır bir eve ve bu nefasetle ters orantılı asosyal bir kediye bakıcılık yapan zat-ı şahanem bu sabah 8 sularında çocuk sesleri yüzmeye başlayınca ani bir uyanışla uyandı, okurhan. Okullar mı açıldı nooldu ben tam anlamadım o kısmı ama çocuklar sanki salonun ortasında koşturuyolar o derece bir akıllara zararlık. Kalktım sözü geçen Boğaza nazır balkon kapısını kapatayım dedim ve havanın griliğiyle apıştım.

Sonbahar gelmiş olabilir miydi, cidden? Yok canımdı. Genelde sonbahar tam olarak benim doğum günümde gelmeye alışmış bir mevsimdir. O güne kadar askılıları ve beyazları giymeye devam ederek yaza tutunmaya çalışan güruh da homurdana homurdana yağmurluk, hırka, şemsiye ve türevlerini dolaptan indirir. Derin bir iç çekişle kaldırır askılılarını, eteklerini, pembişlerini ve de beyazlarını. Bu dönem benim yaz uykusundan uyandığım dönem olur ve mahmure bir tavırla yaklışırım doğum günümün mevsimime. Bu blogu okuyup da benim, ilk olsun son olsun, bahar müdavimi bir insan olduğumu bilmeyen kaldıysa, cezalısın, en baştan başla. 6 ay sonra görüşürüz tekrar.

Alplerde bir dağ klübesinde olmadığım sürece kışta, Bahamalarda yeşil renkli denizi ince kumlu sahiline vuran, palmiyelerle gölgelenmiş bir plajda margaritamı yudumluyor olmadığım sürece de yazda anlam bulamayan birisiyim.

Neyse işte nerdeyse 5 gündür burdayım ama kedi de 5 gündür ortalıkta yok. Hayır bu sabah acaba kendini aşağıya mı attı diye her pencereden tek tek sarkıp kaldırımları, bahçeleri kontrol ettim, yok. Bu zibidinin sabahtan akşama kadar inzivada durduğu pervaza, efendim yatağın altına, küvete, koltuk arkalarına filan baktım yok yok yok. Dört dönüyorum evde ne diycem sahibine diye. Hayır ben dünyanın en güzel, en insan canlısı, en yumuşak göbekli, en sokulgan, en gözleriyle habire öpücük gönderen, en ipek gibi kedisi Mai'nin manevi annesi olarak böyle hayalet gibi kedilere alışkın değilim, asabım bozuldu. Hayatımda ilk defa bir hayvanla hiç bir iletişim kuramadım.

İşte kahvaltı filandı derken bi baktım tuvaletten çıkarken yakalandı bu. Ahah evet kesinlikle bu hayvan için doğru betimleme bu. Hayvanı görmüyosun evde; arada bir iş üstünde yakalıyosun. Mutfaktaki yemeğinden yemiş geri dönerken, pencere pervazından sıçrayıp yatağın altına girerken, hacet yolunda filan böyle ani bir karşılaşma oluyor ve sen daha "aa kedi, bıyık, kuyruk, kafa" diyemeden hayvan yine kayboluyor ortalıktan.

Bir kez daha gördüm ki kendime ait bir alanım oldu muydu huzuru, mutluluğu ellerimle yaratıyor, deneyimliyor ve hatta yiyorum. Nitekim ilk defa sadece kendime bir yemek yaptım ve her lokması rüya gibi geldi. Bak işte kendime yaptığım o fakir ama gururlu yemek. Bu yemeği el yapımı bir Asya haritasının üstündeki Maldiv adalarında yediğimi de eklemeliyim.

Dün gece Bourgeois'mı ağırladım ve mutluluğumun boyutu yoktu o arada. Birlikte şu anda tam karşımızda demirlemiş Aida adlı cruise gemisine bakarak bir takım anlamlar çıkardık bu durumdan ve hemen ardından saçmalamaya devam ettik. Hayat sen nelere kadirsin diyor, bana bu fırsatı veren C.'ye ÇOK teşekkür ediyorum burdan. Sayesinde kafamı dinledim ve aynada, uzuuun süre benimle kalmasına duacı olduğum ışıl ışıl bir kadın görüyorum. Çok şükür dışımdaki butch lezbiyen'i tatile gönderdim.

Gelgelelim çok yakında okullar açılıyor ve biz öğrenci milleti yine sınıfları dolduruyoruz. Sanırım şu an bir dilek hakkım olsa bunu, kendimi 2011'in Şubat ayında bulmak için kullanırdım. O zamana kadar hadihadihadihadi biçeminde günlerin geçmesini bekliyor olacağım anlamına gelen bir cümle kurduysam da burdaki Fatih Ürek sound'unu duymadan da edemedim.

2 yorum:

Selmin dedi ki...

Lezizeaaa, bu aksamustu tam bizlik bir ev gordum, soyle esrarengiz, hafif karanlik, hafif gotik (bunun turkce meali ecinli ev oluyor), ve eski gunleri andim. Hatta usenmeyip "bir hazin hezeyan"i okudum arsivden. Nerdesin, kalk gel buraya, iki litre kolamizi acalim, yanina tavuk kroketli makarnayip, hazin hezeyana dalalim evin bos salonunda. Yapalim di mi?

Iynx dedi ki...

Lezizeeeem evin resimlerini dört gözle bekliyorum. Acayip heyecanlandım senin adına ve dahi Valideçeşme'deki mezarlık manzaralı mükemmel evinde geçirdiğimiz nice yağmurlu geceyi hatırlamadan edemedim ben de.

Özlemek... Her gün daha fazla hem de. Ne diyeyim ki?

Yapalım be lezizim!
Yanındayım...

Daima...