:: ayda aynada :: Çarşamba, Mayıs 28

dudaklarin şiir inceliğinde
en şehvetli öpücükleri utangaçlılıkla öyle dönüştürür ki
mağaralardaki canlılar ondan yararlanarak
insan olurlar.
ve yanaklarin iki eğimli oyukla
senin gururunu yönlendirir
ve benim yazgımı.
ben ki
tan yerinin beklentisinde
silahlanmaksızın
geceye katlanmışım
ve alnı açık bir kız oğlan kızlığı
sevecenliğe getirmişim.
hiç kimse kendi ölümüne böyle korkunç kalkmadı
benim yaşama oturduğum gibi
ve gözlerin ateşin sırrıdır.
ve aşkın,
insanlığın yengisidir
kadere karşı koşarken.
ve bağrın senin
azıcık yer yaşamak için,
azıcık yer ölmek için.
ve bin parmak ucuyla utanmazca
göğün sililiğini sorgulayan kentten kaçıştır.
dağlar ilk taşlarla başlar
ve insan ilk acilarla
bende acımasız bir mahpus vardı
zincirlerinin şarkılarına alışmayan.
ben senin ilk bakışınla başlatıldım.
fırtınalar senin kocaman dansında
görkemlice üflerler bir kavala
ve damarlarının şarkıları
süregenliğin güneşini yükseltir.
bırak öyle uyanayım
ki sokaklar
kavrasınlar varlığımı
ellerin barıştır
ve yardıma koşan arkadaşlar,
düşmanlık
unutulsun diye.
alnın boylu bir aynadır
ışıldayan ve yüksek
yedili kız kardeşlerin baktıkları
kendi güzelliklerine varmak için.
çırpınan iki kuş göğsünde şakır...
...sırf sen görünesin diye aynada
uzun bir yaşam boyu bakmışım ona
ben birikintileri, denizleri ağlamışım.
ey insan kılıklı peri
tenini yalanın kümelerinden başka yakmadığı.
varlığın senin cennetsidir
cehennemden kaçışı açıklayan
beni kendinde boğan bir denizdir
tüm günahlarımdan ve yalanlarımdan
arındıran
ve tan senin ellerinle atar...
Ahmad Shamlu
~e x t r é m i t é~