:: iki sıfırsıfır ::
Sesin sus halindeyim; bir de zamanın dur vaktinde.. Karanlık yutuyor bileklerim benden izinsiz.. Tam da böyle kanlarda daha bir birikiyor yokluğun ağırlığı.. Anlam erozyonunu engelleme çalışmaları başlıyor nafile.. Nafile nafile, cilveli nafile.. Usta bir sokak arası cinayet vardı bizim ne oldu ona? Haberleri kaçırdım da ondan öyle oldu! Bir de gazete güpürleri var böyle para girmeyen eve girip camlara yapışan... Cinayetin üstünü örttün mü? Üşümesin. Çünkü ben küçükken cesetlerin üstünün ölüler üşümesin diye örtüldüğünün sanırdım. Küçüktüm, ufacıktım, canım yandı, ağladım. Büyüktüm, kocamandım, beni buldun, yaşasın!
Şimdi de ilizyonist Keman Ezgi, bu şarkı eşliğinde bizlere özleminden helak çıkartma numarasını yapacak.
Bir takvim gerek. Uzağın olmadığı günün işaretli olduğu, çabuk geçmeyen sayılı günlerin bir bir öldürüldüğü bir takvim gerek.
Daha düğümlenmeli, daha kör olunmalı! Bitirmişken tüm isyanları, daha çok sözyaşı dökmeli. Er geç kalacağımı bilsem de hep er kenden gelip umuyorum. Ne olur ne olmaz. Sen...
...iliklerime kadar doldun ve ben sadece 264 24 24 numaralı saatte tüm yanıklarıma bir merhem bulmayı diliyorum.
Çok dostum!
Ç o k...