<body><iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=9127430&amp;blogName=GECEN%C4%B0N+G%C3%9CNL%C3%9C%C4%9E%C3%9C&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLACK&amp;layoutType=CLASSIC&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fiynx.blogspot.com%2F&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fiynx.blogspot.com%2Fsearch" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div id="space-for-ie"></div>

:: son zamanlar ::

Cloverfield
--işbu blog ek$i sözlük'teki iynx'len alakalıdır--


Ölmedim fekat şişkinlik ölümden de betermiş bunu öğrendim. Ahah ne o? Canın mı sıkıldı, yüzün mu buruştu bu feçesten giriş üzerine? Miğdene domestoslar kaçıran ve içinin karasını ossaat ağartan yerlerden birinde değiliz dikkatini çekelim.

Cloverfield. Hmm.. ne desek ki bunun üzerine? Herhangi bir spoiler vermeden Lost'u yapan bunu da yaptığına göre Lost'u seven bunu da sevdi demekle yetinebilirim. İlk yarısını çok sevip ikinci yarısını ve özellikle de finalini esneyerek karşıladığım bir film oldu kendisi. Belki de The Blair Witch Project daha önce yapıldığı, ben TBWP'i çok sevdiğim, yapanların dehasını defalarca farklı meclislerde takdir ettiğim içindir ki bu yapıt beni evermedi. Yaratık hoş, yaratık güzel ama ben yaratık dedin miydi Yaratık (The Host-Gwoemul) ya da Yaratık (Alien) diye karşılık veririm. Bu da bir Yaratık ama ben Lost ekibine hepten gıcığım zaten. İlk gördüğüm Lost yazarını yemeğe çıkarıp şöyle bir sahneye imza atacağım:

Ayda: *sandalyesini çekerken* Burası gerçekten de güzel bir kumpircidir.

Lost Yazarı: (karşısına oturur) Öyle mi?

Ayda: Belki de.

Lost Yazarı: Nası yani?

Ayda: Olabilir. *duraksar* Sence değil mi?

Lost Yazarı: (gözlerini kırpıştırır) Yo-yo güzel güzel. Hm peki kumpirci ne demek? Kumpir ne olur tam olarak?

------------
*bir anda sahne değişir. Genç bir kız züccaciyecide tava bakmaktadır*

Ayda: Pardon beyfendi bu tencere teflon değil mi?

Adam: (arkası dönük olduğu halde elindeki tencereyi rafa yerleştirirken) Hayır. Bildiğin emaye, o.

Ayda: Aa ama nasıl olur üstünde teflon yazıyo bunun?

Adam: O zaman bakırdır.

Ayda: *yüzünde amanasıyani ifadesiyle* Pardon?

Adam: *yavaşça arkasını döner. Bu Lost Yazarından başkası değildir.* Yanlış yazmışlardır.

------------

Ayda: *sahne yine günümüze döner* Kumpir bir çeşit yiyeceğimiz bizim Lost Yazarı. Karışık olur, iki, üç malzemeli olur...

Lost Yazarı: Ne gibi malzemeler?

Ayda: Ahahah ilahi. Yenecek, elbette.

Lost Yazarı: Anlamadım?

Garson*: Buyrun ne arzu ederdiniz?

Ayda: Bize iki karışık kumpir.

Garson: Kumpir? Burası pideci hanfendi.

Ayda: Biliyorum.

Garson: Eh madem öyle?

Ayda: O zaman her zamankinden.

Garson: -duraksar- Peki. -elindeki kağıda birşeyler yazarak uzaklaşır-

Lost Yazarı: Pideci mi?

Ayda: *başını sallar* Üzgünüm, yavuklumla Assasin's Creed bitirmem gerek. Sen bensiz de yiyebilirsin öyle değil mi? *masadan kalkar fakat bir iki adım attıktan sonra durur* Ha bu arada.. *sesini alçaltır* ... Fayrouz içtin mi hiç? *göz kırpar ve dükkandan çıkar*

İşte bu. İşte bu. İşte bunun nesi saçma yahu? Hiçbirşey anlamadan 4 sezon izlemeyi göze alıyoruz da üç satır saçmalığa mı sünnet çocuğu mızmızlanışı? Tam da bu yüzden ben de Lost seyrediyorum lakin bu, Lost ekibine olan gıcıklığım sinsice tırmanırken, artık görev bilincine dönüştü. Başladığım işi bitirme gibi korkunç bir takıntım var benim yoksa çoktan... Dubidakka bunun istisnaları var tabii. Bir yatak, bir yorgan ve bolca sıcaklığa maruz bırakılmış iynx'teki felinus uykucikus tavırlar adlı makalede de irdelenmişti bu.


*Garson: İki bölüm sonra iynx ve bourgeois sokakta yürürken ilerki köşeden dönerek yanlarından geçen adamın beş adım sonra bıçakladığı kişi, aynı zamanda. Neden bıçaklandığı elbette muammadır.

Etiketler: ,

İsterseniz aşağıdaki bağlantılar yardımı ile bu yazıya yorum ekleyebilir veya yazıyı del.icio.us'a kaydedebilirsiniz.
Yorum yaz | Kaydet | Sayfa sonu