<body><iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=9127430&amp;blogName=GECEN%C4%B0N+G%C3%9CNL%C3%9C%C4%9E%C3%9C&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLACK&amp;layoutType=CLASSIC&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fiynx.blogspot.com%2F&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fiynx.blogspot.com%2Fsearch" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div id="space-for-ie"></div>

:: kar'biletör ::

"Ayda's coming through!"
"Go! Go! Go! Go!"



Kar yağarken bazı şeyler diğer zamanlara göre daha sessiz olduğu için seviyorum kışı belki de. Evden çıkarken bu sabah yüzüme vuran kar soğuğunda da yine bu sessizlik vardı. Ordan biraz huzur esti, burdan biraz burukluk, şurda bir bardak çatladı. Hepsini boşverdim.

Yürümeye başladım. Güneş vardı, kar toplardı böyle olunca. Bu işin arkasındaki sırrı bilmeye hiç çalışmamıştım. Kar yağarken güneş çıkarsa bunun anlamı birilerinin kar topladığıydı. Kim topuyordu bu karı ve bunun için neden güneşe ihtiyacı vardı? Hem zaten dışarısı soğuktu ama üşümüyordum. İçimde kendisiyle ilgili hiçbirşeyi beğenmediğim ama babamın parasal açıdan zor bir dönemi olmasına rağmen sırf beni mutlu etmek için aldığı ve bu yüzden zamanında üç beş gün yumurtaya talip olmamıza neden olmuş bir hırka vardı.

Bu tip şeylerdi insanı gerçekten sıcak tutan. Böyle şeylerdi şekline şemaline, güzelliğine çirkinliğine aldırmadan giyip sahiplendiğin.

Derken yürürken garip birşey oldu ve kendime bir bilet kestim nerde olduğunu bilmediğim bir deniz kıyısına. Saçlarım açıldı, iyot kokusu doldu burun deliklerime, çıplak ayaklarımın altında yumuşacık ve ılık kumları hissettim. Kışta kendini bulan ve içinde Gece barındıran ben, kendimi bir gündoğumunda ve deniz kıyısında buldum.

Kardan kaçtım ilk kez. Yılın ilk karını mutluluktan uçarak ve kolumu pencereden dışarı uzatıp elimi açarak karşılayışımın üzerinden ne kadar zaman geçmişti hatırlamaya çalıştım ama ayaklarımın altındaki sıcak kumlar buna engel oldu.

Sahilde yürümeye başladım işte. Arada bir savrulan saçlarımı yüzümden çekip, kulağımın arkasına sıkıştırdım. Başımı önüme eğdim zaman zaman. Sonra durup gözlerimi kısıp denize doğru baktım. Bir süre kum vardı, deniz vardı tey tey.

Yavaş yavaş uzaklarda bir cankurtaran kulübesi belirdi. Hafifçe gülümsedim. Bir anda da akşamüstü oldu Allah seni inandırsın. Daha az önce gündoğumuydu, öğlene ne olmuştu bilemedim. Çok da sorgulamadan tırmandım ahşap rampayı ve yere oturup sırtımı kulübeye yasladım. Öylece oturdum tek başıma. Bekledim..

"Ayda's out!"
"Karolina in 2!"

Etiketler: ,

İsterseniz aşağıdaki bağlantılar yardımı ile bu yazıya yorum ekleyebilir veya yazıyı del.icio.us'a kaydedebilirsiniz.
Yorum yaz | Kaydet | Sayfa sonu