:: ıslanbul :: Cumartesi, Mart 31
Meraba, okurhan. Allah iyiliğini versin. Güzel dilekler saçarak, dünkü kandilin mübarek olsun diyerek ve inan ben imana geldim hadi kırlara koşalım diye bitmekte olan bu cümleye hayran kalmamak mümkün değil. Yağmurlu bir Islanbul akşamında sıçana döndüm afedersin ve yani bu havada yorganaltından bir santim dışarı çıkılır mıymış? İşte ben de tam bu nedenle bütün bir şuandanitibaren'imi sıcacık yatağımda Buffy'nin üçüncü sezonunu bitirmekle değerlendireceğim.Şu olayın en güzel yanı "iyi de bundan bana ne?" diyen olmaması.
Saçım diyorum! Dalgalandı da duruldu. Dün fön çektirdiğim saçın, bugün yağmurla kıvır kıvır olması fenomeniyle ilgiliyim. Saçlarımın beni çözmüş bitirmiş yaratı... mm.. varlıkl... o yo... uzuvl... hmrhmr... uzantılar olduğuna kanaat getirdim. Bir gün düz, ertesi gün dalgalı, öbürsü gün arapsaçı, bir diğer gün şilebezi... Bir de gavurların "bad hair day" dedikleri, Türkçeye "bey koş makasımı getir! bizim kitabımızda şekle girmeyen saç kesilir!" olarak çevrilebilecek günlerimiz var ki o ayrı bir mevzu.
Mesela bak okurhan, şimdi benim bir sevgilim var ya, hah evet! Diyelim bir iki gün beraberdik de bugün evli evine köyü köyüne... İşte o son gün benim zülüfler bir türlü dur oturdan anlamıyor hayret edersin. Yani o son günde var bir keramet ben de anlamadım, saç baş hep bir facia hep bir Kayako (Garez kafası)!
Dün ben de Amelie'yi seyrettim sonunda. Çok şeker film. Aferin. Gerçi ne o öyle kendimi seyreder gibi... Ben bir tek elalemin evine girip şaka yapıcam diye ampüllerle oynamadım ya da kapı tokmakları değiştirmedim kısaca sapık değilim diye mi filmimi çekmemişler bugüne kadar, bravo yani.
Çok çiğ ve leziz bir köfte yedim ki babam uzun zaman sonra ilk kez bana "oha kızım on tane mi yenirmiş!" diye hayret etti. Kontrolü kaybettim sanırım ama güzel yapılmış çiğ köfte bende "Aman Tanrım vallahi öldüm cennete geldim!" hissiyatı uyandırıyor. Sadece bende değil onda da uyandırıyor. Dolayısıyla biz bu anca beraber kanca ayrı ayrı çiğ köfte yeme işini çok ciddiye alıyoruz.
Şimdi içim sıkkın olduğunda, egzersiz yaparken ya da durup dururken dinleyip coştuğum ve insanda hoyratça ileri geri sallanma isteği uyandıran, sözü müziği Asayiş Berkemal Efendi'ye ait...
...parça eşliğinde kendimizi yağmur altına atıp şuursuzca dansediyoruz, evet...




