<body><iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=9127430&amp;blogName=GECEN%C4%B0N+G%C3%9CNL%C3%9C%C4%9E%C3%9C&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLACK&amp;layoutType=CLASSIC&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fiynx.blogspot.com%2F&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fiynx.blogspot.com%2Fsearch" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div id="space-for-ie"></div>

:: sırrı ::

Night & Moon (Reprise)Bugün blogger'ı açmamla kırk yıllık post'ların "gönderi"lere dönüştüğünü, efenim internet bağlantısı yoksa çıkmasına alıştığımız "could not connect blogger bıdıvit" uyarısının "blogger.com'a bağlanılamadı. Kayıt ve yayımlama (!?) başarısız olabilir. Bağlantıyı şimdi test et"te yeniden canlanmasını çok teessüf ettim. Dilimi çok severim, sık sık da kullanırım ama bu işler için alışmamışız Türkçeye bir kabul edelim. Hatta İngilizceyi böyle böyle okullardan değil oyunlardan, internetten, şarkılardan öğrenmişiz.. Ha sen bana daha fazla kitleye hitap etmek istiyorum, İngilizce bilmeyenler de katılsın camiamıza ve onlar da sen "edit" deyince "ne dedin bacım? düzenle mi?" diye hayret etsin dersen, o zaman ben de senin bunca yıllık bütünlüğümüzü çökertmek isteyen iç ve dış mihraklardan olduğunu düşünmekte serbest kalırım. Tövbe tövbe eski köye yeni adet'i de kullanabilirim burda. Bak tepkimeye girerim! Hadi! Evet..

Yukardaki paragrafta anlatılmak istenen yine birşey yok dikkat ettiysen. Boş konuşmanın ustasıyım pilav üstü dönerin hastasıyım.

Sevgilimle God of War II'ye başladık ve apışıp kaldım çok afedersiniz. O ne mekanlar, o ne dizaynlar efenim!! Atası God of War'u bile yemiş bitirmiş bu devam oyunu. Hele aralarda bir demolar var ki her biri bir renk cümbüşü, mitoloji şenliği, bahar mimozası. Bir çok eleştirmene göre gelmiş geçmiş en iyi Playstation 2 oyunlarından biriymiş. En hoşuma giden yorumsa oyun için PS 2 çağının "kuğu şarkısı" denmesiydi. Yani PS 3'ün tahta geçişinden önce yapılan şaşalı, görkemli bir veda ile karşı karşıyayız. Malum kuğular sadece bir kez şarkı söylerler; Ölmeden önce.. Ayrıca adamlar ilkinden çok daha zor bir oyun yapmışlar belirtmeden geçmeyeyim. Biz de belirtmeden geçemedik bazı yerleri o yüzden, hayır sonra gittik oyun aldık o kadar diye ekşime başıma. Kolay değil dedim!

Bir süredir dünyamızı kasıp kavuran Rhonda Byrne adlı hatun kişinin yazdığı "The Secret" kitabını aldım bugün. Maksat vakit geçsin. Açıkçası bugüne kadar gördüğüm en güzel kitap ve sayfa düzenlemelerinden birine imza atmışlar insanın okudukça okuyası geliyor. Kapak güzel yani de ya içerik? Yeni birşey değil. Spiritüel düzlemde (yüz)yıllardır söylenen şeyler bunlar. Yine de seviyorum bu tür Evren'sel felsefelerin doğudan batıya ilerlemesini ve daha sonra popüler kültürde bir anda patlayıp (misal bakınız Dan Brown, bakınız Da Vinci Şifresi) kollektif bilinçaltında yer bulmasını. Düne kadar bunları söyleyene "ay sende bi tuhaflık var Sırrı" denirken bu kitaptan sonra binlerce insan "Düşünüyorum o halde varım" demeye başlayacak hadi bakalım. Ayrıca bu paragraf çok bilmiş oldu böyle kollektif bilinç filan. Çerçeveletip duvara asıyorum.

Kitabı bitireyim de Buffy'nin dördüncü sezonuna döneyim ivedilikle ya da amaan boşver bense ne işte!!

Etiketler: , ,

İsterseniz aşağıdaki bağlantılar yardımı ile bu yazıya yorum ekleyebilir veya yazıyı del.icio.us'a kaydedebilirsiniz.
Yorum yaz | Kaydet | Sayfa sonu