--
Linkin Park'a saygıyla--
(İstanbul şehri üzerinde bir akşamüstü. Kamera yükselen, aynalı camlı plazaların arasından geçer ve siyah deri pardesüsüyle siyah saçlı, uzun ince bir kadın metro girişinden içeri adım atar. Batmakta olan güneşin ışıkları yürüyen merdivenle aşağıya inmekte olan kadının ardında yok olurken, kamera ani bir zoom'la merdivenin metalik basamaklarına yönelir.. bir ani zoom'la daha karanlık tünelde dönen metronun ışıkları kameraya doğru hızla yaklaşmaya başlar ve tekerlekler kayıp geçerken siyah, dumanımsı bir gölge yerden yükselerek trenin altına sızar)
This spring... Something even stranger shall arise in Istanbul..(havada dönen bir ayak tabanından açılan kamera, topuk yere inerken hızla yükselir ve gözlerini kısmış, hızla nefes alıp veren bir erkeğin siyah gözlerine odaklanır)
(siyah deri pardesülü kadın tarihi bir apartmanın eski ve loş merdivenlerinden yukarı çıkarken bir anda başını hızla omzundan geriye, kameraya doğru çevirir)
... and dusk will reveal its mysteries ...(yaşlı bir adam tozlu raflarla kaplı bir sahaf dükkanında piposunun dumanı ve oturduğu masanın ardından, karşısında ayakta duran genç adama hitap eder)
Old Man: She will not escape it.
Man: Who is she?
Old Man: (elindeki fotoğrafı uzatır)
Man: What do you want me to do, then?
Old Man: The impossible!
... where fate and misery collides ...(esmer genç adam kaşlarını çatarak dişlerini sıkar. Jaluzili bir pencereden dışarı, şehrin gece ışıklarına bakmaktadır)
Dark-haired young man: We're all right.
Young, blonde woman: Yeah... in a totally wrong way.
... will love finally blossom...(siyah deri pardesülü kadın yüksek tavanlı bir apartman dairesinden içeri girer ve sırtını kapıya yaslayarak karanlıkta durur)
(siyah deri pardesülü kadın üzerinde bir kot ve siyah, dar bir gömlekle bir yatağın kenarında oturmakta ve yatağın üzerinde sırt üstü yatan siyah saçlı genç adamın saçlarını okşamaktadır)
Dark-haired young woman: Do you really want me to leave?
Dark-haired young man: For your own good.
Dark-haired young woman: Then I'll stay. Oops, my bad!
...when time runs amok?...(deri pardesülü kadın evin ışıklarına doğru uzanır. Aydınlanan antre simsiyah, şekilsiz, havada asılı bir gölgeyi gözler önüne serer. Kadın gözlerini korkuyla açarken gölgeden bir tıslama yükselir)
Shadow: ...at... last!
(bir çığlık yükselirken görüntüler birbiri ardına kaymaya başlar)
(siyah saçlı genç adamın gölgesi yağmurlu bir terastan koşarak geçer ve sıçrayarak yangın merdivenine atlar)
(yaşlı adam karanlık bir odada, sadece bir masa lambasının ışığında oturur ve kalın, eski bir kitabın kapağını hızla kapatır)
(siyah saçlı genç kadın üzerinde bir komando pantolonu ve tişört olduğu halde bir takside ilerlemektedir)
(siyah saçlı genç adamın gölgesi yangın merdiveninden aşağı kayarcasına iner ve kamera arkasından koşmakta olduğu uzun siyah paltolu bir karaltıyı gösterir.)
(yaşlı adamın konuştuğu genç adamın kaşları elindeki resme bakar ve çatılır)
(siyah saçlı genç adam yangın merdiveninden sokağa atlar ve paltolu karaltının önünü keser. Yağmur kasılmış yüz hatlarına vururken eli hızla yükselir ve kamera yumruğuyla kaplanır.)
(kamera siyah saçlı genç adamın yumruğundan açılır. Yaşlı adamın konuştuğu genç adam siyah biçimsiz gölgenin karşısında bir kaldırım üzerinde kanlar içinde yatmaktayken yavaşça doğrulmaya başlar)
(yaşlı adam metro istasyonundadır. Genç bir kızın kolunda engelli asansöründen çıkar ve bir kapıya doğru ilerler. Kamera kapının tokmağını çeviren eline zoom yapar. Aralanan kapıdan sızan gölge bir pençeye dönüşür ve genç kızı göz açıp kapayıncaya kadar kavrayıp içeri çekerken yaşlı adam geriye doğru sendeler ve asansörün kapalı kapılarına çarpar)
(siyah saçlı genç adam siyah saçlı genç kadını göğsüne çeker. Genç kadının yüzü erkeğin boyununa gömülürken eli de göğsünün üzerine düşer. Siyah saçlı genç adamın eli göğsündeki elin üzerine kapanır)
(siyah deri pardesülü siyah saçlı genç kadın kapıya doğru bir hamle yaparken biçimsiz siyah gölge bir anda ileri doğru atılır ve kamerayı karartır)
I S T A N B L U E S
Season Premiere: The Session(görüntü yavaş yavaş silikleşir ve kaybolur)