<body><iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=9127430&amp;blogName=GECEN%C4%B0N+G%C3%9CNL%C3%9C%C4%9E%C3%9C&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLACK&amp;layoutType=CLASSIC&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fiynx.blogspot.com%2F&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fiynx.blogspot.com%2Fsearch" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div id="space-for-ie"></div>

:: irkiliş :: Salı, Ağustos 24

Yemek yerken ani bir sesle irkiliş: "Agh çenem çıktı" (ergonomik çene sahibi nine profili)

Evden çıkarken ani bir sesle irkiliş: "Esirgeyen bağışlayan Allah''ın... tekrar et bakayım." (Stephen King üstadın "Carrie"yi yazarken anne karakterini ninemden esinlendiğinin kanıtı)

Doktordan çıkarken ani bir sesle irkiliş: Sen şimdi bana yaşlı mı demek istiyorsun? (64 yaşında at koşturan baba figürünün ani kontrast yapışı)

Yolda yürürken ani bir sesle irkiliş: Manken misinis.. mi.. eh?! (Televolelerin kültürüme uzun ve ince olan herşey mankendir hissiyatını getirmesiyle elektrik direklerinden de pekala manken olabileceğine karar verme anı)

Çay içerken ani bir sesle irkiliş: Aa çay mı içiyorsun? (Abesle iştigal cümlelerin günlük hayattaki yeri misali)

Taksiyle giderken ani bir sesle irkiliş: Siz şimdi mentollü ciklet de çiğnersiniz. (Mentollü sigara içenin sigarasıyla arasına girmek için bayat bir genelleme yapma eğilimi göstermek)

Uykuya dalmak üzereyken ani bir sesle irkiliş: Bana karışamazsın! Karışamazsın bana! Karışamazsın! Bana karışamazsın! Karışamazsın bana anladın mı? Bana ka... (şizofrenik bir insanla aynı evde yaşayınca alışılan, bir tümceyi en az 30 defa bağırmakla gürlemek arası bir tonda tekrar etme eğilimi ve bu eğilimin hemen akabinde 15 dakikadan 6 saate kadar uzayabilen bir bağırma/ağlama/mani krizini sezme)

Yemekten kalkmak üzereyken ani bir sesle irkiliş: Bbbbööööoooğğğeeeeaaarffff!!! (Belli bir yaştan sonra özofagusun ince ayarının bozulmasıyla birlikte geğirmenin böğürmeye dönüşebileceği gerçeğine ayma)

1.5 saatlik bir destek grubunu bitirmek üzereyken ani bir sesle irkiliş: Peki şimdi ben naapiim? ("Sen beni nerenle dinliyorsun?!"dan "Bi saniye dilime depilasyon yapıp geliyorum" arasında münasip bir tepki bulma gereksinimi)

Dolmuşta giderken arkadan gelen bir sesle irkilme: İrkinç! (yorumsuz)

:: sen uyurken :: Perşembe, Ağustos 5

Sen uyurken çiğ biriktirirdim ben
Nefesimden çıkan dumanları nefesinle dindirmeni beklerken
Bir ayışığı hüzmesine tutunup kalırdı ellerini özleyen ellerim
Kıpırdaşan göz kapaklarının ardında yaşadığının
Ve ertesi güne hatırlamayacak olduğunun bile
Benden ibaret olmasını dilerdim içimdeki çocukla (çocukça).

Bu yüzden uyandırmazdım masumiyeti --
Gözlerimin önünde en çok sen oluşunu seyretmekten alıkoyamazdım
Kendimi.

Sen uyurken bir gece yaz beşiğinde sonbahar geldi odana
Koca yüreğinle ısıttığın döşeğe yabancılaşmanın acısıyla
Ayrıldım yanından
Gecenin yarısını teğet geçmiş bir yelkovanla.

Parmak izlerimi sildim odandan, banyondan, mutfağından
Kapı tokmaklarından, elektrik düğmelerinden,
Senden
Özlerim akarken
Sen uyurken...

...Uyanmadın hala...
An-
lıyorum seni.
Yine de
Bilseydin uyurken uyanmanı nasıl özlediğimi,
Şiş gözlerinde gecenin izlerini bırakan çapaklara özendiğimi,
Ve hiç ummadığım insanların bu suni sonbaharda
Bana kaldığım yerden yazı vaad ederek uyandığını,

Uyur muydun?!

Yıllarca yanımı bekleyenlerin yokluğundan istifade ettiğini bilsen...

Uyur muydun?!

Uyanacağın bir düet olmadığını bilsen...

Uyur muydun?!

Vücudundaki yerimden olmak pahasına uyuduğunu bilsen...

Uyur muydun?!

ÜÇten geriye BİR kalmaktan korksan,

Söyle! , Uyur m...

:: yap-boz :: Pazartesi, Ağustos 2

31.Temmuz.2004
23:31
Yatak Odası


--1 Message Received--
[Yaşıyor musun?]

(nokta kadar tütsü alevinden) "Hayırdır?"

*belli belirsiz gülümseyerek* Pek hayır olduğunu sanmıyorum. Yoklanıyorum yine.

"Kim tarafından?" (tütsü alevinden kaybolup ayışığının dağınık yatak üzerindeki izlerinde belirir)

*cep telefonunun ekranına dalgın bir şekilde bakarak suskun kalır*

"Ayda?"

Ah... şey ben... üzgünüm...

[Yaşıyorum ya sen?]
--Message Sent--

(hafifçe) "Tam da zamanıydı"

*yarım bir gülümsemeyle* Bence mükemmel bir zamanlaması var. Her zamanki gibi..

(ayışığı hafifçe sokulur) "Aklını karıştırmasına izin verme."

*belli belirsiz başını sallar* Neden? Başkaları vazgeçilmezleri söz konusu olduğunda dibine kadar sahiplenici oluyorlar da benim mi buna hakkım yok? Benim de bir "vazgeçilmez"im olamaz mı?!

"İçindeki acı konuşuyor Ayda. Bu sen değilsin."

Bu da benim Nyx. Hepsi benim!

--1 Message Received--
[Bizimkisi yaşamak değil sürünmek]

*arkasını duvara yaslar ve dizlerini kendine doğru çeker* Ne dersin? Artık hepsinin çömleğine bir tekme indirip sonunda çemberi tamamlasam mı? Başa dönsem mi yine? Artık karşıma çıkan adamların kalplerindeki bir dünya can kırıklarına basıp ayaklarımı kanatmaktansa benden 8 yıldır vazgeçmeyen, onun için "ilk aşk" olduğum bu adama geri dönüp defteri ebediyen kapasam mı?

[Sen de sürünüyorsan ben cenazemi kaldırayım bari]
--Message Sent--

"Bunu yapmamak konusunda kararlı olduğunu sanıyordum."

*gözlerini kapatır* Ben de öyle sanıyordum.. ama artık dayanamıyorum. İnsanların egolarına dayanamıyorum. Geçmişleriyle gezmelerine dayanamıyorum. Bunları sürekli önüme yığmalarına dayanamıyorum. Ya boğacak kadar sahiplenmelerine veya koptu kopacak kadar uzak duruşlarına dayanamıyorum. Sevgiyle alıp veremediklerinin acısını başkalarından çıkarmaya çalışmalarına dayanamıyorum. Susmalarına dayanamıyorum veya çok konuşup birşey yapmayışlarına dayanamıyorum! Sevilmeyle Sevişmeyi bir fast food menüsü sanmalarına dayanamıyorum!

--1 Message Received--
[Sen bize lazımsın ölme]

(Ayışığı Ayda'nın dizlerine doğru kayar) "Tüm bunları neden kendine çektiğini düşünmeye ne dersin? Dikkat edersen artık bunlara dayanamadığını çok rahat ortaya koyuyorsun."

*Dizlerini yarı aydınlatan soluk mavi ışığa dönerek* Ama bu geçici de olsa gözyaşı dökmeme engel olmuyor.

["Siz" kimsiniz?]
--Message sent--

"Belki de Ayda... ama gözyaşları akıtabilmek de cesaret ister... Gözyaşları yap-bozun bir bölümü tamamlandığında ortaya çıkan şekli üzülerek beğenmediğinin bir kanıtıdır yalnızca. Dikkat! Bu yap-boz milyon parçalı unutma. Bu yüzden bir yaşam boyu sürüyor tamamlanması. Peki sen yapılacak devasa bir yap-boz dururken ortaya çıkan küçük bir bölgenin onu üzmesiyle vakit kaybedecek bir kadın mısın?"

*hafifçe gülümserken, bir gözyaşı yanağından çenesine doğru kayar* Er ya da geç!

(Işık kıpırdaşır) "Er ya da geç"

--1 Message Received--
[Ben desem abes kaçacaktı :)]

*telefonunu kapar, kaykılır ve dizlerini kırıp yan yatarken ayışığı bacaklarını ve belini örter. O sırada uzaktan bir melodi geceye eşlik etmektedir.*

...Neresindeyim hayatın
Neresindeyim kadınlığın
Neresindeyim bu aşkın
Korkuyorum kendimden...