<body><iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=9127430&amp;blogName=GECEN%C4%B0N+G%C3%9CNL%C3%9C%C4%9E%C3%9C&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLACK&amp;layoutType=CLASSIC&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fiynx.blogspot.com%2F&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fiynx.blogspot.com%2Fsearch" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div id="space-for-ie"></div>

:: pastırma yazı replikleri ::

"Uyan bakalım artık"

*yorganın altında yan dönerek başını yastığın altına gömer*

"Sana uyan dedim! Rekorunu kırmış bulunmaktasın. 13 saat, önlenmesi gereken bir depresyon başlangıcı için fazla bile."

*belli belirsiz uykulu bir sesle* Joseph'in bir zamanlar söylediklerini hatırlıyor musun?

"Do you ever wish you could just curl up under covers and never go out again? Do you ever wish you could just ignore what's going on?"

*gözlerini ovuşturur ve yastığa sarılır* hmm... gecenin bir yarısı kabus görüp uyandığımda söylemişti bunları... *duraksar* .... insanın sevdiği birinini gözünün önünde adım adım ölüme gitmesinin ne demek olduğunu paylaşmıştık sabaha kadar. yine de söyledikleri, içerikten bağımsız, benim tam da yapmak istediğim şey, Nyx.

"Çarşafların seni gerçeklerden koruyacağını da nerden çıkardın?"

Peki sen bu kadar çok cephede aynı anda savaşırken yorulmayacağımı nerden çıkardın? *gözlerini kısar* bu hakkımı kullanıyorum... hatta canım isterse delirme hakkımı bile kullanabilirim. kimsenin ne oldu buna durup dururken diyebileceğini sanmıyorum.

..................................................

28.Ekim.2002
Mor Oda
18:02


"I've never seen someone like you before, Ayda. Really!!! Everything that surrounds you seems like a catastrophic surreality."

*gözünde yükselen yaşlarla* And I've never seen someone like you before, Ange. Someone who can make dreams a reality. Your life is too good to be true for me... an impossiblity I've never experienced before.. *yanağına düşen bir yaşı elinin tersiyle siler*

"That's such a sad thing to say, you know. I don't know what to tell you. I mean whatever solution I have is hit back by a reality. I feel retarded."

Don't... That's the main reason you're one of my dearest friends. I just got rid of all the smartasses in my life. All I need is what you do. You support me.. instead of patronizing... instead of trying in vain to show me a way out of this shit !

..................................................

"Bunu yapmana izin vermedim bugüne kadar, bundan sonra da izin vermeyeceğim."

*başını iki yana sallar* yeter artık !! bir yaşam insanın güçlülüğünü bu kadar suistmar edemez!

"kendine acımana izin yok!"

neden yok?? neden tek parça kalmak zorundayım? neden dağıtmıyorum?

"üzgünüm. tüm bunların cevabını biliyorsun."

..................................................

28.Ekim.2002
Tümerlerin Evi
16:47


Angela'nın görümcesi : Aman evlenmek de zor iş. Sahi Ayda sen evliliğe nasıl bakıyorsun?

Ayda: Bakmıyorum.

Angela'nın görümcesi: Aa nasıl yani? Yaşın kaç senin?

Ayda: *sıkıntıyla içini çekerek* 25.

Angela'nın görümcesi: Daha erken tabii.

Nyx (gölgelerin arasından) : Bu kadının derdi ne? Evde kalma sendromundan bize ne ki?

Angela'nın görümcesi: Demek ki yalnız kalacaksın. Şimdi değil elbette ama bir 25 sene sonra herkes torun torba severken sen yalnız olacaksın.

Ayda: Herkes torun torba severken ben daha ilgileneceğim çok şey olduğunu düşünmekte olacağım.

Angela'nın görümcesi: (ağzı bir karış açık) ne gibi?

Angela: What's she saying?

Ayda: Bir yeraltı mağarası, deniz dibinde bir batık, dünyanın 7 harikasından geriye son kalanlar, herhangi bir dağın zirvesinden bakmak, arkeolojik bir kazıya katılmak, web design'ında ilerlemek, dj'liğe adım atmak ve daha pek çok şey...

Angela: What are you saying?

Angela'nın görümcesi : !!!!????? hııı.... ('bu kız kesin manyak angela'yı bundan uzak tutmalıyız' bakışıyla annesine dönerek) ee anne ibrahim niye bişey takmamış?

Angela'nın kaynanası: dur daha oraya gelmedi... (ayağa fırlayıp dev ekranın içine düşerek) ... haa bak bak takmış işte ben söylediydim zaten... ibrahim öyle böbürlenmez şunu taktım bunu taktım diye..

Angela'nın görümcesi: biz o kadar şey taktık valla kızın arkadaşları ne takmış? Angela... what's your friends.... hang you at the wedding?

..................................................

"majör bir hayata düşen minör melodiler dinliyorsun. Barajın kapaklarını açabilirsin ama yıkılmasına izin veremezsin"

tek istediğim biraz nefes almak.. bu gözyaşlarından sıkıldım artık...

"o halde durdur artık"

..................................................

29.Ekim.2002
Yatak Odası
10:13


"seni böyle görmek istemiyorum"

elimde değil baba.

"sana söylemediğim şeyler var. biliyorsun ki ben en iyi haberleri hep en sona saklarım" (kızının yüzünü avuçlarının arasına alır)

*hüzünle gülümser*

"Sana ne söz verdim? ne söyledim? hm?"

*iç çeker*

"ama seni böyle durgun gördüğümde bana inanmadığını düşünüyorum"

Sana inanıyorum baba. inanmadığım, sürekli tekrarlanan bu döngüyü kabul etmeyip boşu boşuna umutlanmak.

..................................................


hiç bitmeyecek değil mi? bana doğruyu söyle... hiç bitmeyecek !!

"bitecek...ve sen bugün bunları kendine yaşattığın için pişman olacaksın."

*odada göz gezdirerek* bittiğinde ne var ne yoksa atmak istiyorum.

"nasıl istersen. yine de yerinde olsam birkaç parçayı saklardım. öğrendiklerini hatırlamak adına."

öğrendiklerimi asla unutamam, Nyx.. bunun için hatıraya ihtiyacım yok. *yatakta doğrulur ve ellerini kavuşturur* izleri hangi yaşamı yaşarsam yaşayayım benimle.

"ulu ağaçların gövdelerindeki halkalar diğerlerinden daima daha fazladır"

*gülümser* haklısın.... *iki bina arasından görünen denize bakarak* çarşaflar insanı gerçeklerden koruyamıyor.

İsterseniz aşağıdaki bağlantılar yardımı ile bu yazıya yorum ekleyebilir veya yazıyı del.icio.us'a kaydedebilirsiniz.
Yorum yaz | Kaydet | Sayfa sonu