:: güç ::
Kalkmak hiç bu kadar zor olmamıştı
Hiç bu kadar ağır değildi,
Bu kadar...
Yalnız.
Umursamaz.
Keşke derdim bu olsaydı.
Oysa derdim :
.I’m gonna wake up, yes and no
..I’m gonna kiss some part of
...I’m gonna keep this secret
....I’m gonna close my body...
.....For every sin I’ll have to pay
......I’ve come to work, I’ve come to play
.......I think I’ll find another way
......It’s not my time to go
.....I’m gonna avoid the cliché
....I’m gonna suspend my senses
...I’m gonna delay my pressure
..I’m gonna close my body now
.I guess I’ll die another day (13:05)
Bu kadın nasıl oluyor da hep benim söyleyemediklerimi söylüyor?
Herşeyin bir "daha"sı olmasa...
Kaf dağının ardında ne var?
Simurg mu? Anka mı?
Ritmo Latino kupası hala duruyor başucumda. İçinde çıkartmasıyla.
Dün gece Johnny'mle koyu bir sohbete daldık yatakta.
Ben anlattım o dinledi.
Uzun uzun anlattım hem de.
Lafımın bir yerinde karşımdakinin kendi versiyonuna başlama kaygısı taşımadan.
(Daha ben cümlemi bitirmedim ki...
Anlatacak çok şey...im var...dı.
Yaa demek öyle ha vah vah.
-Nasıl oluyor da bir anda konu benken karşı taraf oluveriyor?-
Peki sen ona ne dedin? Sonra ne yaptın?)
Dinledi beni.
Hiç yorum yapmadan. (Bilmiş geçinenleri dinlemekten nefret ediyorum)
Hep de gülümsedi üstelik.
Sonra minik göğsüne alnımı dayadım.
Bir patiği yanağımın üzerinde
Uykuya daldık birlikte
Koruyucu meleğimle.
Yine akşam...
Bu gece uzun zamandır dinlemediğim bir şarkıyı alacağım yanıma
Kandil alevimle birlikte.
Telefon kapalı.
Charon'un ve Solara'nın terk-i diyar'larıyla Angela'nın dönüşü denk gelecek.
Öksürmekten sesim kısıldı.
Vazgeçmeyeceğim !
Bir masalı yaşayacağım bunca trajediye inat.
Döktüğüm her gözyaşına inat !
Bu gece, önce,
Terasa çıkıp yumruğumu gökyüzüne kaldırıp
Scarlett'ın meşhur sözlerini tekrarlayacağım :
"As God as my witness. As God as my witness they're not going to lick me. I'm going to live through this and when it's all over I'll never be hungry again nor any of my folk. If I have to lie, steal, cheat or kill as God as my witness I'll never be hungry again."
("Tanrı şahidim olsun! Tanrı şahidim olsun ki beni yıkamayacaklar! Bunun da üstesinden geleceğim ve herşey bittiğinde bir daha ben de yakınlarımdan biri de asla aç kalmayacak! Yalan söylemem, çalmam, aldatmam ya da öldürmem gerekse bile Tanrı şahidim olsun ki bir daha asla aç kalmayacağım!")
"Geriye dönüş diye birşey yoktur. Dünyayı tanımak istiyorsan hep ileri gideceksin."
* Hermann Hesse "Flütlerin Düşü"nden *
([ e x t r é m i t é ])
Hiç bu kadar ağır değildi,
Bu kadar...
Yalnız.
Umursamaz.
Keşke derdim bu olsaydı.
Oysa derdim :
.I’m gonna wake up, yes and no
..I’m gonna kiss some part of
...I’m gonna keep this secret
....I’m gonna close my body...
.....For every sin I’ll have to pay
......I’ve come to work, I’ve come to play
.......I think I’ll find another way
......It’s not my time to go
.....I’m gonna avoid the cliché
....I’m gonna suspend my senses
...I’m gonna delay my pressure
..I’m gonna close my body now
.I guess I’ll die another day (13:05)
Bu kadın nasıl oluyor da hep benim söyleyemediklerimi söylüyor?
Herşeyin bir "daha"sı olmasa...
Kaf dağının ardında ne var?
Simurg mu? Anka mı?
Ritmo Latino kupası hala duruyor başucumda. İçinde çıkartmasıyla.
Dün gece Johnny'mle koyu bir sohbete daldık yatakta.
Ben anlattım o dinledi.
Uzun uzun anlattım hem de.
Lafımın bir yerinde karşımdakinin kendi versiyonuna başlama kaygısı taşımadan.
(Daha ben cümlemi bitirmedim ki...
Anlatacak çok şey...im var...dı.
Yaa demek öyle ha vah vah.
-Nasıl oluyor da bir anda konu benken karşı taraf oluveriyor?-
Peki sen ona ne dedin? Sonra ne yaptın?)
Dinledi beni.
Hiç yorum yapmadan. (Bilmiş geçinenleri dinlemekten nefret ediyorum)
Hep de gülümsedi üstelik.
Sonra minik göğsüne alnımı dayadım.
Bir patiği yanağımın üzerinde
Uykuya daldık birlikte
Koruyucu meleğimle.
Yine akşam...
Bu gece uzun zamandır dinlemediğim bir şarkıyı alacağım yanıma
Kandil alevimle birlikte.
Telefon kapalı.
Charon'un ve Solara'nın terk-i diyar'larıyla Angela'nın dönüşü denk gelecek.
Öksürmekten sesim kısıldı.
Vazgeçmeyeceğim !
Bir masalı yaşayacağım bunca trajediye inat.
Döktüğüm her gözyaşına inat !
Bu gece, önce,
Terasa çıkıp yumruğumu gökyüzüne kaldırıp
Scarlett'ın meşhur sözlerini tekrarlayacağım :
"As God as my witness. As God as my witness they're not going to lick me. I'm going to live through this and when it's all over I'll never be hungry again nor any of my folk. If I have to lie, steal, cheat or kill as God as my witness I'll never be hungry again."
("Tanrı şahidim olsun! Tanrı şahidim olsun ki beni yıkamayacaklar! Bunun da üstesinden geleceğim ve herşey bittiğinde bir daha ben de yakınlarımdan biri de asla aç kalmayacak! Yalan söylemem, çalmam, aldatmam ya da öldürmem gerekse bile Tanrı şahidim olsun ki bir daha asla aç kalmayacağım!")
"Geriye dönüş diye birşey yoktur. Dünyayı tanımak istiyorsan hep ileri gideceksin."
* Hermann Hesse "Flütlerin Düşü"nden *
([ e x t r é m i t é ])