:: ayda becoming housmate weekend ::
Starring :
Iynx
Mile End
En'ler (ie Highlights) :
* Friends will be Friends - Queen
"Senin için hangisi en doğruysa o olalım."
Peki sence benim için hangisi en doğru?
"Mmm... sanırım... arkadaş olmak."
Pekala. Şu halde arkadaşız.
* It Can't Rain All The Time - Jane Siberry (The Crow Soundtrack)
(eve varıp arka bahçede bir dakika soluklanmak için oturduklarında)
"Yani şöyle düşün kaç kişiyle ev arkadaşı olsam hayatım bir sit-com'dan farksız olur ki?"
Bununla ne demek istedin? *o anda, birden, yağmur yağmaya başlar*
(sırıtarak) "bunu..." (kafasını göğe kaldırıp) "hey sağol mükemmel zamanlama"
* Perfect Day - Lou Reed (Trainspotting Soundtrack)
(Apartmanın önündeki merdivenlerde oturup bahçeye şakır şakır yağan yağmuru, şimşekli gökyüzünü seyrederlerken)
İyi de seninle aynı evde yaşamamızın ne büyük bir komediye yol açacağının farkında mısın? Düşünsene sen eve kız arkadaşını getirmişsin, tam uygun ortam olmuş destur, sağ ayak, o sırada evden içeriye çığlık çığlığa 'bugün ne oldu inanmazsın!' diye bağırarak giren bi hatun olucak.
"Evet ben de yerimden fırlayıp çabuk anlat diycem ve bikaç dakka sonra biz mutluluk dansı yaparken bi kız daha kafesten kaçıcak. Ya sen benim tüm arkadaşlarım tek tek sana aşık olmaya başladıklarında naapıcaksın?"
Bu benim değil senin sorunun ne de olsa hepsi senin omzunda ağlıycaklar *sırıtır*
"Tabii önce ben sinirime hakim olamadan sağ gösterip sol vurmazsam"
A tabii senin kız arkadaşlarının beni, benim erkek arkadaşlarımın seni kıskanma hikayelerine hiç girmeyelim. Kaç kız erkek arkadaşının evine geldiğinde salonda 1.76'lık bi hatunun dondurma yiyip televizyon seyrederken kendisine göz kırpıp "selam hoşgeldin.. ha ahmet bu arada boxer'ların kurumuş yatağının üstüne koydum" demesine "çüş!" olmaz kı?
"Ya senin erkek arkadaşların bi pazar sabahı dal şafak salonda tv seyrederken içeri benim girmeme ve ayakkabılarımı bağlarken sana seslenip 'ayda elini çabuk tut bugün geleneksel pazar koşusu günümüz" diye seslenmeme diklenmez mi?"
Düşünüyorum da...
"Hmm?"
Eğlenceli olabilir.
"Ev-vet !!!"
Du bakalım.
* A nightmare on elm street vs. Poltergeist vs. April Fool's day
"İkincisi hangisiydi ki?"
Hani şu nancy ve ailesi evden taşındıktan sonra zibidi bi tip geliyo ya eve. Hani Fredi'nin okul otobüsünü kaçırdığı bölüm
"Ha şu peri bacası gibi bişeyin tepesinde tutuyo hani"
Hah işte o ikincisi....
"Peki şu üç boyutlu olanda taktığımız gözlük nasıldı?"
Zaten bişey anlaşılmıyodu ki.. bi tek kızı eline silahlardan birini aldığında perdeye doğru tuttuğunda 3 boyutu farkediyodun.
"Bi de şu üç rüya şeytanı üstüne üstüne geliyodu o kadar. aa bi de kukla gibi herifi idare edip damdan attığı sefer çok şıktı"
Üçüncü bölümdeydi o.. hani şu uyku sorunu yaşayan bi avuç sorunlu gencin hastanede tedavi gördüğü bölüm... ama ben en çok 4'le 5'i severdim... Alice'in olduklarını. Bi de 4'ün jenerik şarkısına tapardım.. du bakiim *düşünür ve yavaş yavaş mırıldanmaya başlar* mmm mmmm CAN'T SLEEP TONIGHT 'CAUSE I GOTTA RUN, I GOTTA HIDE / NIGHTMARE, RUNNING FROM THIS NIGHTMARE / I TURN AROUND BUT THERE'S NOONE THERE / YEA, I'M RUNNING, RUNNING FROM THIS NIGHTMARE / RUNNING, RUNNING FROM THIS NIGHTMARE..
* Die Another Day - Madonna ( James Bond - Die Another Day Soundtrack)
"Ayda?"
Evet?
Bundan sonra artık şans senin yüzüne gülecek. Buna inan.
*göz kırpar* Nerden biliyorsun? Yoksa ben 'City of Angels'ın bir versiyonunu mu yaşıyorum da haberim yok? Sen aslında benim koruyucu meleğimsin ama bu kadar sıkınmana gerek yok ne de olsa filmin sonunda öleceğim.
"Mm hayır ama seni çok güzel günlerin beklediğini unutma."
Denerim... *duraksar* Teşekkür ederim. Hem anlayışın hem de arkadaşım olduğun için.
(gülümser) "iyi geceler" (yağan yağmura çıkıp gözden kaybolur)
Arka Plan Temaları :
* Nightmare - Tuesday Knight
* I Want Your Hands On Me - Sinead O'Connor
[ duygularını korkusuzca masaya yatırabilen ve ikili ilişkilerde bencil olmayıp her iki taraf için de en "uygun" olanı bulmaya çabalayan, kısacası kolaya kaçıp drama king/queen'liğe soyunmadan zoru başaranlara empatiyle. ]
*drama king/queen: bilimum gereksiz duygusal sahne yaratmaktan hoşlanan tragedya kahramanı.
Iynx
Mile End
En'ler (ie Highlights) :
* Friends will be Friends - Queen
"Senin için hangisi en doğruysa o olalım."
Peki sence benim için hangisi en doğru?
"Mmm... sanırım... arkadaş olmak."
Pekala. Şu halde arkadaşız.
* It Can't Rain All The Time - Jane Siberry (The Crow Soundtrack)
(eve varıp arka bahçede bir dakika soluklanmak için oturduklarında)
"Yani şöyle düşün kaç kişiyle ev arkadaşı olsam hayatım bir sit-com'dan farksız olur ki?"
Bununla ne demek istedin? *o anda, birden, yağmur yağmaya başlar*
(sırıtarak) "bunu..." (kafasını göğe kaldırıp) "hey sağol mükemmel zamanlama"
* Perfect Day - Lou Reed (Trainspotting Soundtrack)
(Apartmanın önündeki merdivenlerde oturup bahçeye şakır şakır yağan yağmuru, şimşekli gökyüzünü seyrederlerken)
İyi de seninle aynı evde yaşamamızın ne büyük bir komediye yol açacağının farkında mısın? Düşünsene sen eve kız arkadaşını getirmişsin, tam uygun ortam olmuş destur, sağ ayak, o sırada evden içeriye çığlık çığlığa 'bugün ne oldu inanmazsın!' diye bağırarak giren bi hatun olucak.
"Evet ben de yerimden fırlayıp çabuk anlat diycem ve bikaç dakka sonra biz mutluluk dansı yaparken bi kız daha kafesten kaçıcak. Ya sen benim tüm arkadaşlarım tek tek sana aşık olmaya başladıklarında naapıcaksın?"
Bu benim değil senin sorunun ne de olsa hepsi senin omzunda ağlıycaklar *sırıtır*
"Tabii önce ben sinirime hakim olamadan sağ gösterip sol vurmazsam"
A tabii senin kız arkadaşlarının beni, benim erkek arkadaşlarımın seni kıskanma hikayelerine hiç girmeyelim. Kaç kız erkek arkadaşının evine geldiğinde salonda 1.76'lık bi hatunun dondurma yiyip televizyon seyrederken kendisine göz kırpıp "selam hoşgeldin.. ha ahmet bu arada boxer'ların kurumuş yatağının üstüne koydum" demesine "çüş!" olmaz kı?
"Ya senin erkek arkadaşların bi pazar sabahı dal şafak salonda tv seyrederken içeri benim girmeme ve ayakkabılarımı bağlarken sana seslenip 'ayda elini çabuk tut bugün geleneksel pazar koşusu günümüz" diye seslenmeme diklenmez mi?"
Düşünüyorum da...
"Hmm?"
Eğlenceli olabilir.
"Ev-vet !!!"
Du bakalım.
* A nightmare on elm street vs. Poltergeist vs. April Fool's day
"İkincisi hangisiydi ki?"
Hani şu nancy ve ailesi evden taşındıktan sonra zibidi bi tip geliyo ya eve. Hani Fredi'nin okul otobüsünü kaçırdığı bölüm
"Ha şu peri bacası gibi bişeyin tepesinde tutuyo hani"
Hah işte o ikincisi....
"Peki şu üç boyutlu olanda taktığımız gözlük nasıldı?"
Zaten bişey anlaşılmıyodu ki.. bi tek kızı eline silahlardan birini aldığında perdeye doğru tuttuğunda 3 boyutu farkediyodun.
"Bi de şu üç rüya şeytanı üstüne üstüne geliyodu o kadar. aa bi de kukla gibi herifi idare edip damdan attığı sefer çok şıktı"
Üçüncü bölümdeydi o.. hani şu uyku sorunu yaşayan bi avuç sorunlu gencin hastanede tedavi gördüğü bölüm... ama ben en çok 4'le 5'i severdim... Alice'in olduklarını. Bi de 4'ün jenerik şarkısına tapardım.. du bakiim *düşünür ve yavaş yavaş mırıldanmaya başlar* mmm mmmm CAN'T SLEEP TONIGHT 'CAUSE I GOTTA RUN, I GOTTA HIDE / NIGHTMARE, RUNNING FROM THIS NIGHTMARE / I TURN AROUND BUT THERE'S NOONE THERE / YEA, I'M RUNNING, RUNNING FROM THIS NIGHTMARE / RUNNING, RUNNING FROM THIS NIGHTMARE..
* Die Another Day - Madonna ( James Bond - Die Another Day Soundtrack)
"Ayda?"
Evet?
Bundan sonra artık şans senin yüzüne gülecek. Buna inan.
*göz kırpar* Nerden biliyorsun? Yoksa ben 'City of Angels'ın bir versiyonunu mu yaşıyorum da haberim yok? Sen aslında benim koruyucu meleğimsin ama bu kadar sıkınmana gerek yok ne de olsa filmin sonunda öleceğim.
"Mm hayır ama seni çok güzel günlerin beklediğini unutma."
Denerim... *duraksar* Teşekkür ederim. Hem anlayışın hem de arkadaşım olduğun için.
(gülümser) "iyi geceler" (yağan yağmura çıkıp gözden kaybolur)
Arka Plan Temaları :
* Nightmare - Tuesday Knight
* I Want Your Hands On Me - Sinead O'Connor
[ duygularını korkusuzca masaya yatırabilen ve ikili ilişkilerde bencil olmayıp her iki taraf için de en "uygun" olanı bulmaya çabalayan, kısacası kolaya kaçıp drama king/queen'liğe soyunmadan zoru başaranlara empatiyle. ]
*drama king/queen: bilimum gereksiz duygusal sahne yaratmaktan hoşlanan tragedya kahramanı.