:: yüzleşme ('çekici kadın üçlemesi'nden) ::
Kaç parçadan oluştuğu bilinmeyen bir puzzle'ın orta yerinde bir şekil
çıkarmak.. Henüz kenarlarını tamamlamadan.. Ve sonra görmek parçalardan
birinin aslında oraya ait olmayabileceğini.. Tam da bu yüzden sessizliğe
yeniden, tekrar tekrar hatta belki de daima çarpıvermek.. Sonra düşünmek
hatalı olup olmadığını.. Bazı olası senaryolar türetip alt dudağını
suçluymuşçasına ısırmak..
İç çekip yaptığın işe geri döndükten çok değil beş dakika sonra yeni bir
ihtimali göz önünde bulundurmak.. Ardından omuz silkmek ve bir şarkı
mırıldanmaya başlamak..
Aniden içine bir kurt düşüp numarada yanlışlık yapmış olabileceğini tahmin
edip, muhtemelen yirmiküsuruncu kez kontrol etmek.. Ve hiçbir yanlışlık
olmadığını bir kez daha görüp, karın boşluğundaki ezikliği duyumsamak..
Umuttan, beklentiden ya da korkudan değil..
Sadece ve sadece içinde bulunduğun durumun ironisinden..
O sırada kulağının çınlamasından batıl bir inanca savrulmak.. Sonra yeniden
süregelen sessizlikte tekbaşınalığınla yüzleşmek..
Vazgeçmek ve uyumaya hazırlanmak..
Vazgeçmek ve bir sigara yakmak..
Geçmişten gelen acıların sinsi kahkahalarının beynine sızıvermesine engel
olmaya çalışmak.. Bu yüzden zamanı ileri sarmak kendince ve tebeşirlerini
eline almak.. Tuhaf bir hüzünle monoton pastel tonlara karışmış anlamsız bir
kırgınlığı karalayıvermek.. Akabinde bu resimden, imgeden, düşünceden, adı
her ne iseden rahatsız olup bir kenara atmak ve üstündeki tebeşir tozlarını
silkeleyip ana geri dönmek..
Döndüğün anda kalmaya çalışmak.. Cevabını asla tahmin edemeyeceğin "Neden"
soruları sormak.. Soruları susturmak için okuduğun romandan birkaç bölüm
geçmek ve kendini baş kadın karakterin yerine koymak.. Sonra baş kadın
karakterin yaşadıklarına, bir gerilim romanı olmasına rağmen, gıpta edip
kelimenin tam anlamıyla absürd bir duruma düşmek..
Yanılmamış olmayı dilemek ama bunun alt tarafı bir dilek olduğunu görüp
boyası dökülmüş duvarlarlara (yukarda bahsi geçen tek başınalığa ilaveten)
yüzleşmek.. Bir sürü şarkı arasında gidip gelmek..
..ve en sonunda tek yapabileceğinin kelimelere döküş terapisine başvurmaktan
ibaret olduğunu düşünüp bu satırları dökmek..
İşte unutulmuş bir gece tüm yaşadığım bunlardan ibaretti..
çıkarmak.. Henüz kenarlarını tamamlamadan.. Ve sonra görmek parçalardan
birinin aslında oraya ait olmayabileceğini.. Tam da bu yüzden sessizliğe
yeniden, tekrar tekrar hatta belki de daima çarpıvermek.. Sonra düşünmek
hatalı olup olmadığını.. Bazı olası senaryolar türetip alt dudağını
suçluymuşçasına ısırmak..
İç çekip yaptığın işe geri döndükten çok değil beş dakika sonra yeni bir
ihtimali göz önünde bulundurmak.. Ardından omuz silkmek ve bir şarkı
mırıldanmaya başlamak..
Aniden içine bir kurt düşüp numarada yanlışlık yapmış olabileceğini tahmin
edip, muhtemelen yirmiküsuruncu kez kontrol etmek.. Ve hiçbir yanlışlık
olmadığını bir kez daha görüp, karın boşluğundaki ezikliği duyumsamak..
Umuttan, beklentiden ya da korkudan değil..
Sadece ve sadece içinde bulunduğun durumun ironisinden..
O sırada kulağının çınlamasından batıl bir inanca savrulmak.. Sonra yeniden
süregelen sessizlikte tekbaşınalığınla yüzleşmek..
Vazgeçmek ve uyumaya hazırlanmak..
Vazgeçmek ve bir sigara yakmak..
Geçmişten gelen acıların sinsi kahkahalarının beynine sızıvermesine engel
olmaya çalışmak.. Bu yüzden zamanı ileri sarmak kendince ve tebeşirlerini
eline almak.. Tuhaf bir hüzünle monoton pastel tonlara karışmış anlamsız bir
kırgınlığı karalayıvermek.. Akabinde bu resimden, imgeden, düşünceden, adı
her ne iseden rahatsız olup bir kenara atmak ve üstündeki tebeşir tozlarını
silkeleyip ana geri dönmek..
Döndüğün anda kalmaya çalışmak.. Cevabını asla tahmin edemeyeceğin "Neden"
soruları sormak.. Soruları susturmak için okuduğun romandan birkaç bölüm
geçmek ve kendini baş kadın karakterin yerine koymak.. Sonra baş kadın
karakterin yaşadıklarına, bir gerilim romanı olmasına rağmen, gıpta edip
kelimenin tam anlamıyla absürd bir duruma düşmek..
Yanılmamış olmayı dilemek ama bunun alt tarafı bir dilek olduğunu görüp
boyası dökülmüş duvarlarlara (yukarda bahsi geçen tek başınalığa ilaveten)
yüzleşmek.. Bir sürü şarkı arasında gidip gelmek..
..ve en sonunda tek yapabileceğinin kelimelere döküş terapisine başvurmaktan
ibaret olduğunu düşünüp bu satırları dökmek..
İşte unutulmuş bir gece tüm yaşadığım bunlardan ibaretti..