:: isimsiz ::
Yol açanlar neye yol açtıklarını bilmediklerinde açılan yolun ne anlamı kalır?
İnsan içine beklentinin tohumunu attı mıydı, kaderindeki her bir gedik
Nasıl da büyüyor, derinleşiyor ve belirginleştikçe
O koskocaman boşluğa anlamsızca anlam yüklemeye çalışıyor kelimeler...
Ne kadar da isimsiz bir koskoca şey şu sevgi denen kuş,
Konacağı dalı seçmesini bilemeyip çürük dallarda tüneyerek
Yetinmeye, avunmaya çalışan milyonlarca yürekten ibaret.
Kovaladıkça kaçanların peşinden koşmak yormazken insanı,
Durup da bekleyenlere burun kıvırırken yorulmak ne kolay şey...
İlkbaharın gelişini tüm şaaşasıyla damgaladığı isimsiz bir günde
Sonbaharın cüretkar soğuğunu iliğinde hissettiğinde,
Ve gözlerinin içinden kayıveren bir yıldıza eşlik edip
Sicim misali akmayan gözyaşı damlacıklarında,
Karşılayacak kimsenin olmayışı mıdır acı?
Hiçbir terbiyeye boyun eğmeyecek bir rüzgar var belki de
Oda diye adlandırdığın o dört duvar hapishanenin duvarlarında.
Yürütmeyecek saflıkta, toprağı temizleyen karların arasında,
Tutup da yazın geleceğini düşlemekten başkası gelmiyorken elden,
Öylece kalakalmaktır belki de yenilmek ama boyun eğmemek.
İçin içe sığmadığı artık zamanlarda ararken kendini,
Tam bulmuşken yeniden kaybetmek isimsiz geleceklerde.
Ancak bıkmamak, usanmamaksa güçlü olmanın göbek adı,
Başı göğe yükseltirken yüzdeki o hüzün niye?
Lacivert siyaha dönerken beklemek çıt çıkarmadan bir sonraki sahneyi,
Ve yine de umudun dalgalandırdığı sancaklar dikiliyken burçlarına,
Tek başınalığına sığınıp kaçarken gerçekte adı yalnızlık olandan,
Bil ki yanında olmak için çok şey feda ederdim ; o zaman dahi
Kendimle başbaşa olacağımı bile bile.
Hala isimsiz bir yerde duracağını bilerek aldığım her nefeste
Ve o gün gelinceye dek, ki gelecek ne olursa olsun,
Ya yanında
Ya çok uzaklarda
Ama yine de isimsiz duygularla taşıyacağım seni.
Olduğum sürece................
"Neydi bu?"
Boşver.
"Olur"......
İnsan içine beklentinin tohumunu attı mıydı, kaderindeki her bir gedik
Nasıl da büyüyor, derinleşiyor ve belirginleştikçe
O koskocaman boşluğa anlamsızca anlam yüklemeye çalışıyor kelimeler...
Ne kadar da isimsiz bir koskoca şey şu sevgi denen kuş,
Konacağı dalı seçmesini bilemeyip çürük dallarda tüneyerek
Yetinmeye, avunmaya çalışan milyonlarca yürekten ibaret.
Kovaladıkça kaçanların peşinden koşmak yormazken insanı,
Durup da bekleyenlere burun kıvırırken yorulmak ne kolay şey...
İlkbaharın gelişini tüm şaaşasıyla damgaladığı isimsiz bir günde
Sonbaharın cüretkar soğuğunu iliğinde hissettiğinde,
Ve gözlerinin içinden kayıveren bir yıldıza eşlik edip
Sicim misali akmayan gözyaşı damlacıklarında,
Karşılayacak kimsenin olmayışı mıdır acı?
Hiçbir terbiyeye boyun eğmeyecek bir rüzgar var belki de
Oda diye adlandırdığın o dört duvar hapishanenin duvarlarında.
Yürütmeyecek saflıkta, toprağı temizleyen karların arasında,
Tutup da yazın geleceğini düşlemekten başkası gelmiyorken elden,
Öylece kalakalmaktır belki de yenilmek ama boyun eğmemek.
İçin içe sığmadığı artık zamanlarda ararken kendini,
Tam bulmuşken yeniden kaybetmek isimsiz geleceklerde.
Ancak bıkmamak, usanmamaksa güçlü olmanın göbek adı,
Başı göğe yükseltirken yüzdeki o hüzün niye?
Lacivert siyaha dönerken beklemek çıt çıkarmadan bir sonraki sahneyi,
Ve yine de umudun dalgalandırdığı sancaklar dikiliyken burçlarına,
Tek başınalığına sığınıp kaçarken gerçekte adı yalnızlık olandan,
Bil ki yanında olmak için çok şey feda ederdim ; o zaman dahi
Kendimle başbaşa olacağımı bile bile.
Hala isimsiz bir yerde duracağını bilerek aldığım her nefeste
Ve o gün gelinceye dek, ki gelecek ne olursa olsun,
Ya yanında
Ya çok uzaklarda
Ama yine de isimsiz duygularla taşıyacağım seni.
Olduğum sürece................
"Neydi bu?"
Boşver.
"Olur"......