<body><iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=9127430&amp;blogName=GECEN%C4%B0N+G%C3%9CNL%C3%9C%C4%9E%C3%9C&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLACK&amp;layoutType=CLASSIC&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fiynx.blogspot.com%2F&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fiynx.blogspot.com%2Fsearch" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div id="space-for-ie"></div>

:: dalgaların gözyaşları ::

"Ah bir ataş ver"

"bütün bir sabahı ağlayarak geçirmenin sebebi bu muydu?"

anlatması çok zor.... istesem de anlatamam... nedenini bilmiyorum.... belki de yorumlanış biçimiydi... ve en sevdiğim türküyle birleşmesi.... ve bir grup insanın denizin karanlık bir noktasında ölümü bekleyişleri.... kurtarma çalışmalarının başarısızlığı sonucu bir erin şöyle demesi:

"biz ölüyoruz.... vatan sağolsun!"

"şaşırdım"

haklısın.... rastlanabilecek en milliyetçi insan olmadığımı biliyorum.... ama bu söz, o bekleyiş, görüntüler.... çok mu saçma?

"gerçek "sen"in sahip olduklarını dışa vuruş biçimine şaşırdım.... şaşırdım çünkü gözlerin dolu, ağlamaktan sinüslerin şişmiş bir halde ninene gittin.."

evet... ve hatırlıyor o olayı, Nyx ....

..................................................

24.Temmuz.2002
Saat 11:17
Mutfak

Nine: (kavurduğu kıymayı bir tabağa aktarıp bir kaşık yardımıyla bastırırken) elbette hatırlamaz olur muyum? hatta türkçe öğretmenim melahat hanım vardı, ruhu şad olsun... onun bir bayan arkadaşı varmış.. neyse bu bayan arkadaşın bir sevgilisi varmış, çavuş... o da o gemide ölenler arasındaymış.... radyo anonslarını dinlerken anlatmıştı bana.

*oturduğu taburede gözlerine yeniden yaşlar hücum ederken* öyle mi? peki ne olmuş o kadına sonra?

Nine: (kaşığı musluğun altında yıkamaya başlar) daha önce de birlikte olmuşlar üstelik... bizim zamanımızda böyle şeyler ayıp karşılanırdı... oysa o kızcağız öyle temiz ve masummuş ki... yazık kızlığından oldu üstelik dul kaldı diye üzüldü herkes.... dul kaldı diyorum çünkü sefer dönüşü evlilik hazırlığındalarmış.... çok sonraları bir çelik kralıyla evlenip kendine bir yuva kurduğunu duyduk... ama bir yanı hep yaralı kaldı... nasıl kalmasın?

*başını sallar ve gözlerindeki sürekli tazelenen yaşların arasından* mutlu olmuştur umarım....

Nine: İyi insandı... Kader iyiliğinin yüzüne güldü sonunda.....

..................................................

3.Nisan.1953
23:16
Oturma Odası

*Seher Hanımın Günlüğü*

Canım sevgilim,

Seni düşünmediğim, özlemediğim bir an bile yok inan bana. Daha dün gibi bu odada sarfettiğin sevgi sözcükleri. Hala havadalar, hala duyuluyorlar. Sen ki engin denizlere aitsin, bil ki tuzun daima tenimde. Sensiz geçen günlerimde bana seni hatırlatacak yegane şey mendilindeki o misk kokusu. Gözlerim dalgalarda, her gün sahildeki sesleri dinliyorum. Senden bir haber umuduyla... Afiyette olman ve sağ salim bana dönmen için ettiğim dualarım seninle... Döndüğünde yedi kat çiçek açacağım.. Gururla yürüyeceğim ak gelinliğin içinde... Döndüğünde bana bugün alayla gülen gözlerin sahipleri utandıklarında yer bile kabul etmeyecek... ve ben döndüğünde seni beni bıraktığın o limanda hiç gitmemişsin gibi karşılayacağım... söz vermiştim sana ağlamak yok diye... ağlamadım hala sözümü tutuyorum.... seninle bir olduğum günden sonra ağlamak ikimize de haram olacak zaten... Bir an önce gel ne olur...

Seni tüm kalbimle seviyorum ve daima seveceğim,
Seher

..................................................

“4 Nisan 1953 Salı günü saat 02 15’te T. C. G. Dumlupınar İsveç bandıralı Naboland namındaki bir tüccar gemisiyle müsademe neticesi Çanakkale Nâra önünde batmıştır.”
..................................................


Ruhlarına saygıyla...

İsterseniz aşağıdaki bağlantılar yardımı ile bu yazıya yorum ekleyebilir veya yazıyı del.icio.us'a kaydedebilirsiniz.
Yorum yaz | Kaydet | Sayfa sonu